Badem Fidanlarında Büyük indirim
BADEM’ İN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ 1). Kök, Gövde, Dallar ve Yapraklar
Badem fidan ı saçak kökü çok az olan kaba bir kök sistemine sahiptir. Kazık kök tipinde olan derin kök sisteminin doğal kuraklığa karşı toleransı sayesinde sığ topraklarda, yamaçların kurak koşullarında minimum çaba ile hatırı sayılır miktarda ürün verebilir.
Gövde, düzgün, gri-kır-mızımtırak kahverengi, iri lentisellidir. Bir yıllık dallar üzerinde odun veya çiçek tomurcukları bulunur. Odun tomurcukları küçük ve sivridir.
Yapraklar ı çeşitlere göre iri, orta iri ve küçük elips veya mızrak şeklinde olup kenarları dişlidir. Renkleri açık ve koyu yeşil arasında değişir. Şeftali bitkisinden daha küçük ve incedir. Açık ve koyu yeşil arasında değişir.
2) Çiçekleri ve Döllenme Biyolojisi
Çiçek tomurcukları yıllık sürgünde veya 2-13 cm uzunluğundaki buket dallarda oluşur. Erselik 5, çanak (açık yeşil), 5 taç (beyaz-pembe), 20-40 erkek organ, 1 dişi organ (1 karpel), ovaryum orta durumludur (perigin). Kalıtsal yapı ve çevre şartları nedeni ile çift dişi organ oluştuğu veya hiç oluşmadığı görülür. Geç çiçek açan çeşitlerin çiçeklenme süresi uzundur. Bu durum badem ağaçlarının daha iyi tozlanmasına yol açar.
Badem çiçeklerinin tozlanmasını bal arıları sağlar. Bal arısından tozlaşmadan azami derecede yararlanabilmek için kovanların tozlaşması istenen bitkilerce belirli bir uzaklıktan fazla olmaması gerekmektedir.
Çiçek tozları arıların vücuduna yapışır. Arılar çiçeğin içindeki bal özünü almak için uğraşırken üzerlerindeki çiçek tozları dişi organla temas eder. Böylece meyve oluşması için zorunlu olan “tozlanma”, arkasından da “döllenme” olayı gerçekleşir. Bu yüzden badem bahçeleri ister kendine döllenen, ister başka çeşitle tozlanma gerektiren çeşitlerden kurulu olsun, iyi bir ticari verim elde etmek için dönüm başına iki kovandan fazlasını kullanmamalıdırlar. Aslında kovan sayısı toplam dönüme 1,5 ile 1,45 arası oranlanmalıdır. Örneğin: 2 dönüme 3 kovan veya 100 dönüme 145 kovan gibi.
Badem yetiştiriciliğinde arının çok büyük bir yeri olduğundan arı yetiştiriciliğine çok önem verilmektedir.
Arıların Tozlaşmadaki Önemi
Bal, balmumu, arısütü, arı zehri ve propolis gibi hem gıda hem de farmakolojik değerleri çok yüksek olan ürünleri üreten balansı, bunlardan çok daha önemli olan bitkilerdeki tozlaşmayı gerçekleştirerek ürünün nicelik ve nitelik yönünden üstün olmasını sağlamaktadır. Dünya genelinde insan gıdasının %90′ı 82 bitki türünden elde edilmektedir. Bunlardan %77′sinin tozlayıcısı arılardır.
D ünya genelinde arı tozlaşması ileelde dilen ürünün o yıl üretilen balın değerinin 50 katından fazla olduğu kaydedilmektedir. Yapılan bir araştırmada ABD’de 1980 yılında arı tozlaşması sonucu meydana gelen ürünün o yılki bal ve balmumu değerinin yaklaşık 143 katı olduğu, bunun 19 milyar dolar değerine ulaştığı vurgulanmaktadır.
Bal ar ısı tozlaşmayı sağlaması sayesinde ABD tarımına yılda ortalama 9 milyar dolarlık katkı sağlamaktadır. Bu değer 2000 yılında 15 milyar Amerikan Doları’na ulaşmıştır. Tarımda gelişmiş ülkeler, bitkilerde tozlaşmanın optimum düzeyde olmasına önem verdiklerinden özellikle 1960′dan itibaren bu sahadaki bilimsel çalışmaları belirgin şekilde yoğunlaştırmışlardır, ilk uluslararası tozlaşma sempozyumu 1960′da Kopenhag (Danimarka)’da yapılmıştır. Tozlaşma ile ilgili yapılan yayın sayısı 70′li yıllardan itibaren hızlı bir artış göstermiş 90′lı yıllarda doruğa ulaştır.
Bitkisel üretimde verim düşüklüğü genelde su ve gübrelemenin yetersizliğine, hastalıklar, zararlılar, yabancı otlar ve diğer bazı tekniklere atfedilse de çok kez tozlaşmadaki yetersizliğin doğurduğu sonuçlar ihmal edilmektedir.
Geli şmiş ülkelerde arı kolonilerinin %50′den fazlası kültür bitkilerinin tozlaşmasında kullanılmak amacıyla kiralanmaktadırlar. ABD’de tozlaşma amacıyla ilk kovan kiralamanın 1909′da gerçekleştirildiği belirtilmekte, 70′li yıllardan itibaren çok artış gösterdiği, son yıllarda da en yüksek düzeye ulaştığı bildirilmektedir. Dünyanın en önemli badem üretim alanları arasında yer alan Kaliforniya’da 1999 yılında bir milyon arı kolonisi tozlaşmada kullanılmak amacıyla kiralanmıştır. Türkiye’de de bu durumun uygulanmaya konması tarım ürünlerinde nicelik ve niteliği artıracağı gibi arıcılığın da gelişmesine olanak sağlayacaktır. Bunun için bakanlık bitkisel üretim yapan yetiştiricilere kontrollü tozlaşma kredisi vererek yetiştiricilerin arı kolonisi kiralamalarını teşvik etmelidir.
Badem ağaçları Şubat ortasından Mart ortasına kadar tomurcuklanırlar. Bu dönemde arılar bahçelere getirilir.
Bah çelere arı kovanı yerleştirmekle işler bitmez. Arıların her türlü bakımının yapılması, hastalık ve zararlılara (akar) karşı korunmaları gerekir. Akarlardan en
tehlikelisi de Varroa akar ıdır. Bu akar uygulanan tüm yöntemlere ve önlemlere karşı gittikçe direnç geliştirmektedir. Dünya çapında özellikle Kaliforniya’da tehdidin ve tehlikenin ne kadar büyük olduğu bilindiğinden alternatif koruma teknikleri arayışı devam etmektedir. Bölgedeki an endüstrisi, Kaliforniya Üniversitesi ve Tucson’daki USADA-ARS laboratuarı Badem Kuruluyla beraber çalışmalarını sürdürmektedir. Şu anda yürütülen projeler arasında akarlara dirençli arı larvası üretimi vardır.
Ülkemizde de badem yetiştiricilerimiz ziraat fakültelerinin arıcılık bölümüyle koordineli çalışmaları gerektiğini göz önünde bulundurmalıdırlar. Sadece badem yetiştiriciliğinde değil arıcılıktaki son gelişmeleri ve hastalıklarla mücadele yöntemlerini de takip etmelidirler.
Akarlarla senede sadece bir kere de ğil sürekli mücadele etmek gerekir. Kovan sürekli gözetim altında tutulmalıdır. Her sene kullandığımız mücadele yöntemi artık etkili olmayabilir, çünkü bu teknikler daha yenileri geliştirilemeden birkaç yılda etkisiz hale gelecek kadar kısa ömürlüdürler. Tüm mücadele tekniklerinin yanı sıra kovan direncinin geliştirilmesi gerekmektedir.
Do ğanın doğal düzenine müdahale etmek pek doğru bir yaklaşım olmasa da, akarlara karşı dirençli arı larvalarının üretimi hem çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden kimyasalların kullanımını engelleyecek, hem de akarların bu hızlandırılmış evrimsel değişime karşılık vermelerini zorlaştıracaktır. Gittikçe büyüyen badem sektörü acil çözüm beklemektedir.
Şu aşamada insan sağlığı açısından son derece olumsuz etkileri olan kimyasal maddelerden daha uzun yıllar vazgeçilecek gibi görünmemektedir. Varroa’ya karşı yaygın olarak kullanılan maddelerin çoğunun yan etkileri vardır. Öte yandan Varroa akarı da zamanla bu maddelere direnç kazanmaktadır.
ilaçlı mücadelenin etkili olmamasının sebeplerinden biri de yeterince yağış olmadığı durumlardır. Yağışın az düşmesi arının sağlığını direk etkiler, akarlara karşı daha az dirençli hale gelir. Arılar, uygun hava şartlarında çevrede akarlar olma-
s ına rağmen iyi gelişebilirler ama, kurak koşullarda akarlar egemenliği ele alarak arıların çoğunu öldürmektedirler.
Ar ıların sayılarını arttırma, var olan sayıyı korumaya çalışma, ihtiyaçlarını karşılama, destek besin maddeleri sağlama, daha yumuşak akar kontrol ilaçları kullanma gibi hummalı çalışmaların bile ne kadar iyi sonuç vereceği meçhulken badem bahçesine bir kovan koyup hiçbir şey yapmamak düşünülemez.
D ünya çapında arıların tarımın gelişmesindeki rolü anlaşıldığından kovan sağlığından tutun arı hastalıklarına kadar arıcılık sektöründe büyük bir gelişme vardır. Bu durum arı fiyatlarına da yansımaktadır. Badem yetiştiriciliğini düşünenlerin arıcılık maliyetlerini de göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.
3) Meyve
Badem a ğacı 3. yılda meyve vermeye başlar. Olgunlaşmış ve kurutulmuş meyvelerde dış kabuk kuruyarak kendiliğinden sert kabuktan ayrılır. Meyveler kabuk özelliklerine göre 4′e ayrılır:
| a) El bademleri
b) Diş bademleri Taş bademleri c) Sert bademler |
El ile kolayca kırılır.
Diş ile kolay, elle zor kırılırlar.
Kabukları ancak çekiçle kırılır.
Çekiçle kolay, diş ile zor kırılır. Badem ağacı meyvesinin dış kısmında yeşil kabuk, altında sert kabuklu meyve, sert kabuğun içinde de yenilebilir iç badem bulunmaktadır (Bak aşağıdaki fotoğraflar). Ağaçlar, 6-8 m boylanır. Bazı hallerde yükseklikleri 12 m’ye kadar çıkabilir. Yıllık dallar üzerindeki tüm tomurcuklar aynı mevsimde büyür, ikinci dalların meydana gelmesi halinde ağaç yayvan olur. Badem ağaçları ortalama 50 yıl kadar yaşar. 100 yıl yaşayan ağaçlara da rastlamak mümkündür.